Sayın ve Sevgili kardeşlerim, Çok Değerli TACC dostları,
Turkish-American Community Center (TACC) - Türk-Amerikan Topluluk Merkezi web
sayfamıza hoş geldiniz!
TACC Yönetim Kurulu Başkanı olarak, şahsım ve
yönetim kurulumuz adına, derneğimizin gayesine ve faaliyetlerine
gösterdiğiniz ilgi için teşekkürlerimizi arz ederken herkese selam, sevgi ve
saygılarımızı sunarız. Bundan böyle, zaman zaman sizlere bu sayfadan
mesajlarımız olacaktır. Şöyle ki:
Bilindiği üzere, derneğimizin ana gayesi,
Amerika'da (ve özellikle Washington DC çevresinde) yaşayan Türk-Müslüman
toplumu ile Amerikan toplumu arasındaki ilişkileri güçlendirmek, bunun için
de, Washington DC çevresindeki tüm topluluklara hizmet sunacak bir
"Türk-Amerikan Kültür Merkezi" inşa etmek ve yaşatmaktır. Merkezimiz,
milletimizin yurt dışındaki bir çok ülkede gerçekleştirdiği başarılı ve
güzel örneklerde olduğu gibi, elbette, öncelikle bir "Cami" merkezli
olacaktır.
Merkezimizin, cami ile birlikte, Washington DC çevresinde yaşayan
Türk toplumu ile diğer toplumların ihtiyaçlarına cevap verecek kapasitede, lojman, konferans salonu, kütüphane, sergi salonu, kafeterya, alışveriş
merkezi, kreş, yurt, huzurevi, spor alanları, otopark ve mezarlık gibi
unsurları kapsamasını planlamaktayız.
Peki ama niçin böyle bir merkezin
inşasına ihtiyacımız var?
Biz Türkler, dünya üzerinde çok önemli ve
stratejik konuma sahip Türkiye Cumhuriyeti'nin onurlu mensuplarıyız.
Milletimiz şerefli bir tarihe, hak bir dine, kendine has köklü bir kültüre
sahiptir. Bizi biz yapan, milli ve manevi değerlerimiz vardır. Bu
değerlerimizin başında dinimiz, dilimiz, örf ve adetlerimiz, kısaca
kültürümüz gelmektedir.
Diğer taraftan, mensubu olduğumuz İslam dini,
sevgiye, barışa, diğer din ve topluluklarla samimi diyaloğa önem veren bir
dindir. Ülkemizin dış ve iç huzur için ana hedefi "Yurtta barış, dünyada
barış." ilkesidir. İçinde yaşadığımız, havasını teneffüs edip suyunu
içtiğimiz, en ileri bilgi ve tekniğini öğrendiğimiz Amerikan toplumu ise,
bizden farklı bir din ve kültür hayatına ve kaynağına sahip olmasına rağmen
bizlere bu imkanları vermenin yanında, insan hak ve özgürlüklerine beşiklik
eden, başkalarının din ve kültürlerini özgürce yaşama ve yaşatmalarına
fırsat veren ve hatta teşvik eden bir toplumdur.
Ancak, bu iki topluluğun,
zaman zaman, birbirleri ile uyum ve birbirlerini yeterince anlayamama sorunları
yaşadıkları da görülebilmektedir. İşte bu sorunların aşılarak dost ve
müttefik iki topluluğun uyum içinde yaşamaları ve birbirleri ile daha iyi
kaynaşmaları için, Türk-Amerikan Topluluk Merkezi (TACC)'ni kurmuş
bulunuyoruz. Merkezimiz elbette tamamen Amerikan yasalarına tabii ve saygılı
olarak faaliyetlerini yürüterek gayesine ulaşmaya çalışacaktır.
Bizler, ülkemizden çok uzakta, çok farklı kültürlerin varolduğu bir
ortamda, ancak, dünyanın da en önemli ülkelerinden birisinin başkenti olan Washington
ve civarında yaşıyoruz. Belki burada yaşamaktan, para kazanmaktan, ilim
tahsil etmekten memnunuz. Ancak, burada bulunduğumuz her an özlemini
çektiğimiz, yokluğu sebebiyle acısını duyduğumuz, "keşke şunlar da olsa"
veya "şunlar da olmasa" dediğimiz hususlar hep olagelmektedir.
Bölgede yaşayan Türk ve Müslümanlar olarak, hep;
Keşke bir araya gelebilsek,
Keşke dinimize yakışan bir camimiz olsa,
Keşke çocuklarımıza dinimizi, dilimizi, kültürümüzü daha iyi öğretebilsek,
Keşke çocuklarımız için bir kreş olsa,
Keşke yaşlılarımızı gönderebileceğimiz bakımevimiz olsa,
Keşke öğrencilerimiz için bir yurdumuz olsa,
Keşke birlikte spor yapabileceğimiz bir spor salonumuz olsa,
Keşke ülkemizin özel ve helal yiyeceklerinin satıldığı bir market ve kasabımız olsa,
Keşke milli yemeklerimizi yiyebileceğimiz bir lokantamız olsa,
Keşke sorunlarımızı görüşebileceğimiz bir konferans salonumuz olsa,
Keşke kendi kültürümüzü kendi dilimizden okuyabileceğimiz bir kütüphanemiz olsa,
Keşke cenazelerimizi defnedebileceğimiz bir mezarlığımız olsa,
Keşke içinde yaşadığımız Amerikan toplumu ile daha yakın ilişkiler kurabilsek,
Sonuç olarak, keşke Türk ve Müslüman milletimize ve içinde yaşadığımız Amerikan
toplumuna yakışan bir "Türk-Amerikan İslam Kültür Merkezimiz" olsa, deriz.
Madem hep bunları istiyoruz, öyleyse, işte o "keşke"lerle ifade ettiğimiz
ihtiyaçlarımızın tümünü burada karşılayabilecek tek şey, bunların hepsini
içinde barındıracak ve adına bizim milletimizin eskiden "Külliye" dediği,
şimdilerde ise Kültür Bakanlığı'mızın "Kültür Merkezi", yurt dışındaki
vatandaşlarımızın ise "Türk-İslam Kültür Merkezi" olarak adlandırdığı
"Merkezler" inşa etmekten geçmektedir. ABD'de ise, bizim merkezimizin adının,
"Türk-Amerikan Kültür Merkezi" olması isabetli olacaktır.
İşte bunun
için çalışıyoruz. İşimizin çok zor olduğunu görüyoruz, biliyoruz. Ancak
yılmayacağız, yorulmayacağız.
Hepimiz biliriz ve üzülürüz ki, Türk milleti
olarak ABD'ye diğer milletlerden çok geç gelmişiz ve hala sayısal olarak
azız. Oysa, bu ülkede sesini duyurabilmek için hem nicel hem de nitel
olarak yeterli olmak çok şeyi değiştirmektedir. Bu ülkede, milletimizin
menfaatlerinin temin ve temsil edilmesi sivil kurumlar olarak iyi
örgütlenmemize ve bu yolla kendimizi iyi anlatmamıza bağlıdır. Aslında nicel
olarak yeterli değilsek bile, nitel olarak son yıllarda bu toplumda çok
önemli konumlar elde ettiğimiz bir gerçektir. Ancak, henüz yeterince
teşkilatlanıp kendimizi anlatamadığımız ve belki de içinde yaşadığımız
toplumu da yeterince tanıyıp kaynaşamadığımız da bir gerçektir.
İşte,
teşkilatlanmak, karşılıklı olarak birbirimizi tanıyıp kaynaşmak için böyle
bir merkeze ihtiyacımız vardı, hem de acilen ihtiyacımız vardı.
İnşallah,
hep birlikte çalışarak, el ele vererek bu hayalimizi gerçekleştireceğiz.
Bundan böyle "keşke" demek yok; "işte", "işte yapıyoruz", "işte ben de bu
işte varım", "işte emek" ,"işte maddi ve manevi yardım" demek var.
Bu
vesile ile herkesi saygı ve sevgiyle selamlar, sağlık ve başarılar dilerim.
İbrahim UYAR
Turkish-American Community Center (TACC) - Türk-Amerikan Topluluk Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı
TACC Kurucu Üye